Ne kadar gerçek o kadar hayal!

8 Nisan 2012 Pazar

The Darkest Hour

Uzaylıların dünyayı işgal ettiği filmleri prensip gereği sorgusuz sualsiz izliyorum. The Darkest Hour bunların sonuncusu. 


Konu şu: İki genç Moskova'ya iş bağlamaya gider. Kazık yemeleri yetmezmiş gibi bir de uzaylılar dünyayı işgal eder.


Son dönemdeki en yüzeysel filmlerden biri. Piyasadaki ortalama senaryo kitaplarından çıkmış bir hikaye yapısı, sıradan ve manasız karakterler, yersiz dinamikler, kötü aksiyon sahneleri... O kadar plastik yapılı bir film ki aslında üzerine sayfalar dolusu yazılabilir.


Film hafif Cloverfield tadında başlıyor. Sonrasında War of the Worlds'e dönüşüyor. Sonu ise Red Dawn. Gerçek şu ki bütün bu filmlerin en kötü özelliklerini almayı başarmış.


Kötü film izlemekten zevk almıyorsanız kesinlikle sakının. 

Hiç yorum yok: