Ne kadar gerçek o kadar hayal!

11 Mayıs 2012 Cuma

Cosmopolis

Film vizyona girmeden kitaba bakalım önce. 
190 sayfalık, kısa bir Don Dellilo romanı Kozmopolis.
90'lar için Dövüş Kulübü ne ise 2000'ler için de Kozmopolis o. İçinde bulunduğumuz hayatın, kurallarının, yapabileceklerimizin, yapamayacaklarımızın ve asla ulaşamayacaklarımızın özeti. 

Eric Packer bir multi-milyarder ve limuziniyle New York sokaklarında. Kendi sınırlarının eşiğinde dolaşıyor. Kozmopolis bir kaybetme hikayesi mi yoksa vazgeçme hikayesi mi? Nereden bakacağınıza bağlı ama şu kesin tek bir günde nelerin değişebileceği ile hatta her şeyin değişebileceği ile ilgili bir hikaye.

Başkan Manhattan'da. Mevlevi bir rap yıldızının cenazesi var, küreselleşme karşıtları şehirde " hayaleti " protesto ediyor. Eric Packer saçlarını kestirmek için bütün bu kaosun içinden geçmek zorunda.

Küreselleşme, teknoloji, ekonomi, finans, tatmin olmak, var olmak, parti, alkol, uyuşturucu, zengin, fakir ve gerçek.

Eric Packer'in 190 sayfalık bir günü hayatın kısa bir özeti.


6 Mayıs 2012 Pazar

The Avengers

Bu kadar süper kahraman bu kadar yıldız... The Avengers akıllıca idare edilmiş bir film olarak çıkıyor karşımıza.


Büyü, teknoloji kırması bir güç kullanan uzaylılar Dünyayı işgal etmeye kalkarsa ne olur? Rahat olun, The Avengers kendi iç sorunlarını hallettikten sonra bizi koruyacaktır.


Soğukkanlı yönetici Nick Fury, mücadeleye hazır asker Captain America, şov adamı Iron Man, insan olmayı tercih etmiş yarı Tanrı Thor ve alayına isyan Hulk.... Bu grubun yanına SHIELD ajanları Black Widow ve Hawkeye da eklenince kadro tamamlanmış oluyor.

The Avengers başından sonuna eğlenceli ve aksiyon dolu bir yapım. Joss Whedon'un işi güzel bir şekilde kotardığını belirtmek lazım. Genelde böyle projelerde ister istemez tek karakter daha baskın hale gelebilir. Joss Whedon bunu çok akıllı bir şekilde çözmüş :Bütün bu önemli karakterler senaryoya incelikli bir şekilde yerleştirilmiş ve aralarındaki doğru dinamiklerle hepsi hikaye için vazgeçilmez olmuş. Tam zamanında ve tam noktasına denk gelen espriler, görkemli aksiyon sahneleri... Şölen niteliğinde bir film çıkarmış.


Filmin en büyük artısı tartışılmaz bir şekilde Hulk! Joss Whedon, Mark Ruffalo ile yeni bir Hulk lansmanını kaçınılmaz hale getirmiş. Daha önce iki defa tutmayan Hulk neden bu sefer bu kadar görkemli olmuş sorusunun cevabı ise şu: Joss Whedon Hulk'un gücünün hakkını vermiş. Bir nevi kontrolsüz güç, güç değildir sorunsalı olan Hulk ile standart düşmanları karşı karşıya getiremezsiniz ve bu fikir  Iron Man ile Loki'nin konuşmasında net bir şekilde ortaya konuluyor. Benim ordum var sözüne bizde de Hulk var cevabı gücün boyutunu gösterme açısından çok önemli.


Bu tip filmlerde aşk kaçınılmazdır, neredeyse ya da biz öyle sanıyorduk. Joss Whedon, hikaye yaratma tecrübesini burada da göstermiş ve karşımıza aşk ve ilişki kırıntıları olan bir senaryo ortaya koymuş. Çok doğru bir tercih, bu sayede hikaye dağılmamış.

Filmin en temel eksiği bence Loki. Biraz daha üstüne gidilebilirmiş, daha net çizgilerle çizilebilirmiş bence. Sonuçta Loki çizgi roman evreninin en özellikli kötülerinden biri olmasının yanında günümüz yaşamına da çok iyi uyum sağlayabilecek bir yapıya sahip. Loki'nin içinde kesinlikle bir Joker potansiyeli var.


The Avengers " blockbuster " olmanın bütün özelliklerini ve hatta fazlasını gösteren bir yapım.

1 Mayıs 2012 Salı

Beklerken Merak Edilenler

Geçen seneki durgunluktan sonra bu yaz çok önemli üç film vizyona giriyor. The Avengers, Prometheus ve The Dark Knight Rises. Bu üç film minimum üç milyar dolar hasılat demek. Aklımdaki soru şu: Değecek mi?

Haftaya vizyona girecek The Avengers ile başlayalım. İlk eleştiriler çok olumlu.
Nolan'ın Batman'i ile birlikte çizgi roman uyarlamaları belli bir standarda kavuştu. The Avengers böyle bir noktada Marvel'in en önemli kozu. Sağlam bir oyuncu kadrosu, büyük bir bütçe... Joss Whedon dizi dünyası için ne kadar önemliyse de beyazperdede önemli bir başarısı yok. Beklentim bol aksiyon ve eğlence. Hikaye ve senaryo olarak ekstra bir etki yaratacağını zannetmiyorum hatta kurallara çok bağlı, risk almayan; yaratıcılık eksiğini komedi ve heyecan ile kapatan bir yapım olması kaçınılmaz. En önemli koz tartışılmaz bir şekilde Robert Downey Jr. En önemli süprizin Mark Ruffalo ve Hulk olacağını düşünüyorum. Birçok yerde 2014 için Ruffalo ile yeni bir Hulk lansmanının yapılacağı yazılıyor.


Artık efsane sayılan Alien ise Sir Ridley Scott ile köklerine dönüyor. Otuz üç yılda Xenomorphlar hakkında çok fazla bilgi edinsek de en çok merak edilen soru " nereden geliyorlar? " hep cevapsız kalmıştı. Bu ilahi soruyu da onu var eden Ridley Scott'tan başkasının cevaplaması düşünülemezdi. Sir Ridley, Prometheus için yine çok güçlü kadın karakterler yaratmış gözüküyor: Charlize Theron Noomi Rapace' a karşı... En çok merak ettiğim soru şu: David 8 deliren robot mu? Yoksa yardımsever robot mu?
Ayrıca son dönemdeki en iyi viral kampanyayı da Prometheus'da gördüğümü belirtmem lazım Peter Weyland'in TED konuşması unutulmazlar arasında.


Son olarak The Dark Knight Rises! Deha Nolan Batman Begins ile çizgi roman uyarlamalarını yeniden şekillendirdi. Süper kahramanlar içinde en insan olan Batman, Nolan ile birlikte daha karanlık, daha gerçekçi ve daha insani bir surete büründü. Bu değişim The Dark Knight ile inanılması güç bir sonuç doğurdu: Karşımızda mafya filmlerini aratmayacak bir süper kahraman filmi vardı. 
Nolan, Joker ve Batman rekabetini ideolojik sayılabilecek bir tabana oturtarak filme inanılmaz bir derinlik kattı.
Bütün bu başarılardan sonra doğal olarak The Dark Knight Rises'dan beklentiler çok yüksek. Merak edilen şu: Nolan bu sefer ne gibi bir yenilik katabilecek hikayeye? Trailer'dan anladığım kadarı ile iki filme yapı oluşturabilecek bir hikaye söz konusu. İlk hikaye Bane'in Batman'i yenmesi ve hapsetmesi. İkinci hikaye ise Batman'in esaretten kurtulması. Bu noktada en merak ettiğim şey ise Nolan'ın bu hikayeleri nasıl anlatacağı? Batman Begins'de olduğu gibi " non-linear " bir format mı tercih edecek acaba?


Birbirinden çok farklı üç tane iyi film izleyeceğimiz kesin gibi. Bekleyiş sona ermek üzere...