Ne kadar gerçek o kadar hayal!

6 Aralık 2011 Salı

İnançlı mısın? - The Tree of Life

Terrence Malick'den özellikli bir film daha. Oyunculuk, görsellik, senaryo, içerik... Her yönüyle sunacak, tartışacak, söyleyecek sözleri olan bir proje. Terrence Malick sinemasından hoşlanan biri değilim hatta Thin Red Line'da uyumuşluğum bile var ki ben film izlerken kolay kolay uyumam!

The Tree of Life bazı yönleriyle en sevdiğim Malick filmi oldu fakat geri kalan yönleriyle de neden Malick sinemasını sevmediğimi tekrar hatırlattı.


Varoluşa, hayata, anlama dair bir film Tree of Life. Bence filmi iki bölümde incelemek lazım. Birinci bölüm " National Geographic " tarzı çekimler eşliğinde Malick'in İncil temelli büyük sözler söylediği bir vaaz. Özellikle filmin ilk yarısında fazlasıyla bu sahnelerden mevcut. Bir halüsinasyonu  andıran hipnotize edici, görsel açıdan mükemmel olan bu sahneler iki yüzü keskin bıçak gibi: İnançlı, inanmak isteyen, anlam arayan biriyseniz bu sahneler sizi mest edecektir fakat daha Darwinist görüşlü iseniz filme yabancılaştıracaktır. Çok " yukarıdan " adeta dikte ettiren bir dil, üslup kullanmış Terrence Malick. Riskli bir tercih olduğunu düşünüyorum.

Filmin ikinci bölümüyse Sean Penn'in canlandırdığı plazalar arasına sıkışmış Jack karakterinin kendisiyle ve ailesiyle olan yüzleşmesi. Malick 1950'lerde geçen bu hikayeyi bütün meziyetlerini kullanarak harikulade bir şekilde anlatmış: İnanılmaz bir kamera kullanımı, etkileyici görsel tercihler ve muhteşem bir ışık kullanımı...



Filmin ana çatışması bu ikinci bölümde daha belirgin bir hale geliyor: Tanrının yolu mu? Yoksa doğanın yolu mu?  Bu çerçevede Jack'in babası Bay O'brien doğanın yolunu temsil ederken annesi Bayan O'brien tanrının yolunu temsil ediyor.


Sorum şu: O'brien ailesinin hikayesi bu kadar sade, dokunaklı ve etkiliyken, Terrence Malick neden vaaz bölümünü de koymuş? Gerekli olduğunu düşünen var mı? 

Benim için bu sorunun bir cevabı yok zaten bu yüzden Malick sinemasını da sevmiyorum heralde...

The Tree of Life beğensek de beğenmesek de saygıyı hakkeden bir yapım.

Hiç yorum yok: