Ne kadar gerçek o kadar hayal!

30 Mart 2011 Çarşamba

Festival Ritüelleri



Aç gözlülükle saldırılan biletler, üşengeçlikten gidilmeyen filmler.

Festivalin ilk günlerinde, özellikle sinemaya girerken cepten çıkarılan tomarla biletin gururla sergilenmesi.

Festivalin başlarında gidilecek filmlerin nicelikleriyle, sonlarındaysa gidilen filmlerin nitelikleriyle ilgili iddalı tartışmalar.

Grup gidilen filmlerde, yer göstericiye bahşiş vermemek için  “yakar” bilet oynamak.

Yalnız gidilen filmlerde, yer göstericiyle köşe kapmaca oynamak.

Festivalin en kurusuna, ilk film olarak gitmenin dayanılmaz hafifliği.

“Bu film bitmez abi!” geyiği.

Mümkünse 1.60’ı geçmeyen, kısa saçlı, esmer kızlar.

Hava durumuna göre boyna fular veya atkı takmak. İnce atkı da geçerlidir.

Mutlaka Danca veya Flamanca bir filmde bozulan altyazı.

Pipi. Yanlış olmasın ereksiyon söz konusu değil. Not: Festivalin sanatsal atmosferinden dolayı bütün cinsel organlar çocuksu bir şekilde ele alınıp anlamlandırılır.

Gıcırdayan koltuklar, en dar sıra araları... Festival dışında İstiklal’de neden sinemaya gidilmeyeceğini özümseme.

Salondan çıkış karambolünde maruz kalınan, türlü türlü kişiden türlü türlü film kritikleri.

Bütün sene, nazire yaparmışcasına karşınıza çıkan gidilmemiş filmlerin biletleri ve suçluluk duygusu.

Hiç yorum yok: